29 Aralık 2014 Pazartesi

kaybolmak..

kaybolmak; herkesin kimi zaman çok istediği bir şey, biraz olsun kafa dinlemek yada vücudu dinlendirmek  ama bu günümüzde çok zor oluyor sanki, çünkü her dakika bir yere yetişmek zorundayız yada bir şeyleri sonuçlandırmamız gerekiyor, zaman hızlı akıyor gerçi koşturmak da gerek ama abartmamak lazım değil mi, canımızdan yada ruhumuzdan önemli mi o kadar, çünkü bir daha aynı anı,aynı zamanı yaşamamız imkansız ve biz bunun farkında bile değiliz,  nasıl ki bu koşturmada kalbimizin atış hızını duymadığımız gibi.. kaybolmak için kendimize fırsatlar yaratmalıyız; müzik dinlemek,tiyatro yada sinema nın büyüsünde kaybolmak gibi, inanın o zaman daha mutlu ve huzurlu olacaksınız.. tabi gönül ister ki her şeyi geride bırakıp sessiz sakin bir dağ evine yerleşmek,doğayla iç içe olmak ve hem ruhen ,hemde bedenen dinlenmek ve iç huzura ulaşmak belkide.. bu çok zor gibi görünse de yapmamak için önümüzde hiç bir engel yok, yeter ki isteyelim.. henüz çok geç değil,bir çanta hazırlamaya bakıyor, ne dersin..

25 Aralık 2014 Perşembe

aşk mı ?

    Aşk,sevgili,sevgi..  çok basit görünseler de; sadece yazmak kolay, yaşamaya gelince herkesin bir acısı,çilesi var genelde bu konularda çünkü aşk' ın anlamını hala kimse bilmiyor,bilmeyi geçtim anlatmak bile zor.. :)) oysa hepimiz ufakta olsa aşk' ı yaşamışızdır ama aşk yaşamak da öyle kolay bir şey değil aslında; kornişon biber gibidir bir tadan pişman birde tatmayan.. aşk: özveri, saygı, sevgi, güven, anlayış ister bunları başarabiliyorsan mutlusundur aşk hayatında , yoksa aşk yaşıyorum deme sakın arkadaşım,  yapılan en büyük hatalardan biri de karşındaki kişiyi kendine benzetmeye çalışmak bence, bu her iki taraf içinde geçerli kadın içinde erkek içinde oysa herkesin kendine özgü kişiliği var, buna saygı duyarak ilişki yürümeli ama herkes tersini yapıyor ve eğer kendine benzetemiyor ise  bahaneler başlıyor : sıkıldım, eski heyecanımız kalmadı, sen benden daha iyilerine layıksın gibi.. tabi bunlar sadece birkaç duygusal boyutu birde cinsel boyutu var her sevgili elbette ki öpüşmek, sevişmek ister ama bunlar hala canım ülkemde tabu oysa doğal olmalı ki sapıklıklar son bulsun.. neyse konu sapmasın :)) aşk güzeldir herkes yaşamalıdır, sevmek sevilmek çok kolay çünkü yeter ki elektrikler alınsın.. asdfghj  

   Elektriklerin kesilmediği ilişkiler diliyorum...

22 Aralık 2014 Pazartesi

Hayaller..

Küçüklüğümüzden beri hayal kurmaya başlarız; ufak hayaller ile başlarız en başlarda: çikolata,sakız.. gibi oysa küçük de olsalar bizi çok mutlu eden şeylerdi hepsi, büyüdükçe hayallerimiz de büyüyor kimimiz: ev,araba, iyi bir kariyer, bol para hayal ediyoruz; kimimizde sadece sağlık ve huzur diliyoruz maddi durumumuz çok iyi olmasa da çünkü o bile yetiyor küçük kalplerin mutlu olmasına.. hayatın önümüze ne gibi engeller çıkaracağı meçhul belki hayallerimiz hemen gerçekleşiyor, kimi zamanda yıllarca beklememiz gerekiyor. İçimizdeki umut ve yüreğimizde ki ümit ile ve bunlar bizi ayakta tutan şeyler, her şeye rağmen... çünkü insanoğlu hayalsiz, hayalde insansız yapamaz.. ve mal, mülk hayali gelip geçici; sağlık ve huzur hayal edenler daha mantıklı olanlar belkide..

19 Aralık 2014 Cuma

küçük sürprizler..

küçük sürprizler:  aslında hayatımızda önemli bir yer tutar; mesela küçük bir el yapımı süs eşyası kimisini çok mutlu ederken, kimisini de önemsenmediğini düşünmeye iter, oysaki düşünülüp özveri ile hazırlanmıştır o hediye ve karşıdaki kişiye çok değer verdiği için el emeği ile hazırlamak düşünülmüştür.. bunu beğenenin kalbi altın gibidir bence,ufak detaylara takılmayan, herkesi sevip,değer verip kırmamaya çalışan biridir, beğenmeyen ise kendini ve burnunu hep yükseklerde gören,kimseyi kendiyle denk görmeyen havalı bir insandır, başta da söylediğim gibi küçük sürprizler insanlar üzerinde değişik duygular uyandırıyor..  sonuç olarak; sürprizler, düşünmek ve değer vermektir sevdiğine, hediyenin büyüğü küçüğü olmaz eğer değer verirsen değer görürsün,doğanın kuralı budur herkes inkar etmeye çalışsa da  ne yazık ki böyle hayat..

18 Aralık 2014 Perşembe

çaydanlık gibi aslında hayatımız, kaynama noktamıza geldiğimizde hepimiz ya kendi kendimize  yada çevremizdekilere fokurduyoruz ; oysa kendimizi dingillemek için onca sebep varken,bilmeden yaptığımız çıkışlar kimi zaman bizi karanlık bir yola sürüklüyor yada duvara çarpmamıza sebep oluyor ve kaybolup gidiyoruz.. oysa çok daha kolay mutlu olmak,yüzümüzü güldürmek,sevdiklerimize değer vermek çünkü şu üç günlük dünyada kimse kalbi kırk dolaşmayı yada fokurdama sonucu yara almayı haketmeyecek kadar değerli, Allah da bunu istemiyor mu , her kulunun mutlu ve keyifli olmasını ? her şeye rağmen...