24 Ekim 2015 Cumartesi
22 Haziran 2015 Pazartesi
NİYEEEE...
Benim en büyük hatam her insani degerli yapmakti.. benm en büyük hatamda o, insanlara içten davranmak ve karşılık vermeseler de kin tutamıyorum, hala bir ümit yanaşıyorum böyle kalbim olacağına taş olaydım keşke , şu koca evrende hep kötüler, bencileer kendini düşünenler kazanıyor biz iyi olup içten olup sevgi dolu olup kaybediyoruz niye dua edeyim ki, dua etmeyi bile bıraktım...
11 Haziran 2015 Perşembe
arayış...
Kimse genelde aradığını bulamıyor; dön sağa, dön sola ruh eşim yok benim modun da dolaşan çok insan var ama bunları çoğu kararsızlar çoğuda cesaret etse de eli boş dönenler. Buna nazara şanslı olan bir azınlık var, sevilen sevildiğini hisseden ama onalar da kimi zaman atışsa da orta yol bulunuyor. Diğerleri bunu bile bulamadıkları için ona bile hasetle bakabiliyorlar oysaki herkesin isteği biraz olsun şımartılmak ve değerli olduğunu hissetmek..
Kendi kendine yetenler de var ve bunların dünya umurlarında değil, çünkü kimseyi önemsemiyorlar ki en güzeli o aslında sanırım, çünkü hayat zaten kısa, kendi kendine yetmeyi başarabiliyorsun oda hayatın sana verdiği bir nimet oluyor..
Mutlu olursan hayat çekilir bir hal alıyor ve kafana taktığın şey toka yada şapka oluyor, karamsarlığa yer olmamalı hayatında, bunu başarabilmelisin en azından kendin için..
8 Mayıs 2015 Cuma
aşk acısı..
Aşk acısı; yaşamak kadar iğrenç bir şey yoktur, her acıya katlanılır ama aşk acısı kadar iğrenç bir duygu yoktur, kalbine bir bıçak saplanır ve sen o acıyla bir hafta belki de bir ay geçirirsin ve çevrendeki bazı kişiler dediğim gibi bazı kişiler seni anlar yardımcı olmak isterler ama nafile..
Onlar seni eğlendirmek, mutlu etmek için çırpınsalar da başarılı olamazlar çünkü senin o gülen gözlerin kör, kulakların sağır, ağzın ise mühürlenmiştir. Bu büyüyü, kilidi, açacak tek kişide oysaki eski sevgilidir ama geri dönüş de imkansızdır.
Oysa hayat öyle kısa ki ne biri için üzülmeye nede yas tutmaya değmez. Eğer o kişi çok değerli biri değilse.
23 Şubat 2015 Pazartesi
komşuculuk..
Komşuluk: öldü mü be gülüm.. belkide öldü evet, artık bahçeli evlerin sayısı git gide azalıyor ve eski sokak kültürü de çoktan kayboldu bile, kutu gibi yüksek yüksek blokların içine sıkışmış insanlar topluluğuyuz ne yazık ki.. hatta bundan gurur duyup sevinenler bile var ya, akıl alır gibi değil. Oysa başı sıkışınca ilk yardım isteyeceği yan komşusu olacak ama daha adını bile bilmiyordur, nasıl yardım isteyecek şaşkın..
Eskide kaldı; milletin birbirine yardım ettiği dönemler, bir aile gibi yaşamak, birbirinin evine girip çıkmak, mutfakta birlikte zaman geçirmek... oysa bunların hepsi ne kadar içten ve sıcak davranışlar, hareketler insan özlem ile anıyor sadece artık. Belki tek tük de olsa vardır ama sayıları azımsanacak kadar az ve nadir. Tıpkı nesli tükenmek üzere gibi.
Atalarımız ne güzel dillendirmiş oysa zamanında: '' Ev alma komşu al diye.. '' bu sözü dinlemeliyiz bence, ve sevdiğimiz değer verdiğimiz kişiler olmalı komşularımız. Başta da dediğim gibi ne zaman bir sorun olsa ilk yardıma koşacak kişidir komşu..
10 Şubat 2015 Salı
kıvırcık saçlı..
Kıvırcık saçlı kızlar; bu kadar güzel, bu kadar etkileyici, bu kadar zarif olmak zorundalar mı acaba ya. Her halleri güzel oluyor tek kelimeyle, bence onları bütün bayanlardan ayırmak lazım: daha zeki, daha başarılı, daha sevecen, daha romantik oluyorlar. Bu yaşıma kadar tanıdığım her kıvırcık saçlı kızlar böyleydi valla, tecrübe ile sabit yani...
Hele birde kıvırcık saçlı kız esmer ise.. :)) benim için tam evlenme adayı olacak bir hatun yani :))
İşin özü kıvırcık saçlı kızları üzmeyelim, değer verelim. Tabi bu işin şakası bütün kadınlara hakketiği değeri verip, el üstünde tutmalıyız çünkü hepsi bir anne adayı...
8 Şubat 2015 Pazar
Hiç..
Hiç duygusu; insanın yer bitirir, ben hiçim aslında, kimse sevmiyor, anlamıyor beni, söylediklerim duyulmuyor, yaptıklarım görünmüyor. Oysaki bu düşünceyi kendi kendimize kafamızda kurarak yapıyoruz, kafamız kalbimiz rahat olsa, bunları düşünmeyecek hayata daha pozitif bakacağız ama biz zor olanı seçiyor kendimize işkence çektiriyoruz, istemeden yada isteyerek.
Aslında kimseye hakketiğinden fazla değer vermeyeceksin, çünkü zamanla o değer ego ya dönüşüyor ve değer verdiğin kişi kendini öyle mükemmel görüyor ki seni bile beğenmemeye başlıyor, yeri geliyor dalga geçiyor oysa sen onu sevdin, ilgi gösterdin, yardımcı oldun ama hayat işte kimi zaman keyifli olsa da kimi zamanda sana oyunlar oynuyor..
Kısacası hiç duygusu herkes de mevcut ve hayattan yenilen çalımlarda ortak. Sen burda kendini duygularına teslim etmemeyi öğrenmelisin, duyguların seni teslim aldığı an, işte çekilmez biri oluyorsun, hayatı olduğu gibi yaşayıp, her şeye gülüp geçmeyi başarmalısın çünkü keyifli olmak için çabalayınca olmuyor yahu..
2 Şubat 2015 Pazartesi
yağmur..
Yağmur kimisi için romantizm, kimi için tarlasına su, kimisi için de işkence, aslında herkese ucundan da olsa bir yararı var :) benim içinse yağmur tabi kide romantizm çünkü sevgiliyle çiseleyen yağmur altında yürümek, onun gözlerine bakıp sevgi cümleleri kurmak.. her şeyden daha etkilidir, söylemedi demeyin :), yağmurun aşk üzerindeki etkisi yatsınamaz yani.. bide sevmeyenler var tabi, ıslanmayı sevmeyenler, üstü başı çamur oluyor diye hoşlanmayanlar falan.. bunlar hiç bir şeyden zevk almayan kişiler bence.. çünkü her şey yaşama dair her andan mutlu olmayı başarmalıyız, en azından çabalamalıyız her şeye rağmen...
27 Ocak 2015 Salı
Gezmek..
Seyahat; kimi için zevkli, eğlenceli, keyifli.. kimi içinde bir eziyet olabiliyor kimi zaman. Oysaki hava değişimi yada mekan değişikliği herkese iyi gelmeli bence. Seyahati sevmeyenleri anlamıyorum, çünkü gezmeyi eğlenmeyi seven biriyim, yeter ki ortam keyifli olsun, değmeyin keyfime o zaman. Bu zamana kadar Macaristan, Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Almanya ve İsviçre' ye gittim. Hepside çok muhteşem gezilerdi değişik insanlar tanımak, tarihi yerleri görmek, değişik kültürleri öğrenmek ve kısa sürede olsa o kültürde yaşamak çok keyifli.
Her gittiğim yerden de çeşitli hediyeler alıp sevdiklerini sevindirmenin de keyifi hiç bir şeye değişilmez bence. Birde bu gezilerden keyif almayanlar var, onlar bence rahatları bozulduğu için yada belli kalıplara kendilerini sıkıştırdıkları için en ufak bir farklılık onları rahatsız ediyor boş yere. Oysa hayat öyle kısa ki, çabucak akıp gidiyor, elinde imkanın varsa gezip görmeli ve tanımalı, gezmeli. Tabi birde bu gezilerin maddi boyutu var, istemesek de sevmesek de en önemli ve en gerekli yerini tutuyor, keşke her şey çok çok kolay olsa.. kolayca her yere geçebilsek kuşlar gibi ama her şey gelip o kağıt parçasına takılıyor.
Hayat her şeye rağmen yaşamaya değer bence, yurt dışı olmasa da, ülkemin de çok gezilecek yerleri var,tanınması gereken çok kültürü var bünyesinde çok şükür. Bu bizim ülkemiz için büyük bir nimet bence mesela iki kıtayı birbirine bağlayan bir ülke büyüklüğünde ilimiz var. İstanbul; ihtişamı, tarihi, yapıları, doğal güzelliği ile eşi benzeri olmayan bir ilimiz, hatta dünya başkenti bence.. her yerden önce orayı gezip tanımalı keşfetmeli bence vakit kaybetmeden..
Uzun lafın kısası, fırsat buldukça gezin kafanızı dağıtın, çünkü hayatın hızını ancak o zaman bir nebze yakalayabilirsiniz... sicilia İtaly
21 Ocak 2015 Çarşamba
cinsellik tabu..
Cinsellik; hala tabu olan bir kelime toplumumuz da, için açmak istesen, ya sapık oluyorsun yada başka konu mu kalmadı oluyor oysa ki hayatımızda ki önemli ve konuşulması,tartışılması gereken bir konu. Bu konu aile de başlar diyorlar ama hepimize küçüklüğümüzden beri öğretilen: kızım hanım hanımcık otur, eteğini açma ayıp, yada erkekler le oynama bakıyım gel eve ; erkekler içinde otur bakıyım adam gibi, kızların yanına gitme, git bakıyım erkeklerin yanına futbol oynayın gibi.. ama tabi ki yaş ilerleyince erkekler daha özgür olmaya başlıyor artık her şeyine karışılmıyor, erkektir yapar o deniliyor, oysa kızlar hep koruma altındadır belkide doğru olan bu kızlar için ama limiti ve sınırı çok katı çizen aileler var, her şeye rağmen, buda o gencin büyürken ve yetişkin safhasında sorunlar yaşamasına neden oluyor...
İçinde bastırmış olduğu duyguları dışarı bırakmaya başlıyor. İsteyerek veya istemeyerek de olsa.. Her iki tarafta nasıl davranacağını, nasıl yaklaşacağını bilmiyor. Tabi bu söylediğim kişiler küçükken baskı altında yaşayanlar, kimileri de var ki: daha ortaokul çağında başlıyor aşk yaşamaya yada cinsel deneyim yaşamaya. Böyle tipler artık bazı şeyleri aşmış oluyorlar her konuda öz güvenleri erken yerine geliyor, daha sağlam basıyorlar yere, daha güzel bir cinsel hayatları oluyor ilerleyen yaşlarda. Şimdiden ortaokulda cinsel hayat mı olurmuş dediğinizi duyar gibiyim.. ama unutmayalım ki ülkemizde hala çocuk gelinler gerçeği var ve bunların sayısı 3-5 tanede değil, onlarca, kaldı ki bir tanesi bile küçük yaşta yani ortaokul cağında o deneyimi yaşamaya yada evlenmeye maruz kalmamalı.. inş. engel olmak için çaba sarf ediliyordur.
Sonuç olarak cinsel hayatı tabu olmaktan çıkarmalı ve tartışmalı, öğrenmeliyiz. Ayıp, günah diye diye.. herkes herkesten korkar çekinir olmuş yada yaşayan da toplum baskısından kurtulamaz olmuş. Doyasıya yaşayanlar küçük bir mutlu azınlık..
15 Ocak 2015 Perşembe
Boşluk...
Boşluk.. çok derin bir anlamı var bence hem içimizdeki boşluk, hemde hayatımızda ve çevremizde yaşadığımız boşluk, içimizdeki boşluğu doldurmak yada derdimize çare bulmak tek başına biraz zor olabiliyor, illa bir dost yada arkadaşın yardımı gerek ama buna gerek duymadan bunu başarabilenler de şanslı kişiler bence bu hayatta.. çünkü iç dünyadaki olayları kolay kolay atlatmak yada doldurmak gerçekten meziyet istiyor..
Çevremizdeki; boşluğu doldurmakta, insanın sosyalleşmesine bağlı. Sen kendini ne kadar geliştirir, yeni ufuklara pencereni açarsan o derece mutlu ve huzurlu olursun, tabi bu kimi zaman ters de tepebiliyor, çok sosyalleşmek bir süre sonra insanın iç dünyasını iyice bunaltıp her şeyden biranda sıkılma hissi getirebiliyor ki, o zaman her şeyden kaçıp, bir köye yerleşmek kaçınılmaz son oluyor.. demek ki her şeyi kıvamında tadında yapmak, yaşamak gerek bu hayatta; ne kendini soyutlayıp izole edeceksin her şeyden, herkesten nede çok çok abartıp her yerde, her şeyde bulunmaya çabalıyacaksın..
Sevdiğin,anlaştığın,kişiler yada olayların içinde bulunmak, hem huzur hemde mutluluk getiriyor ve hayattan zevk alıyorsun çünkü yaşamak hayattan keyif alınca güzel... yoksa dere kenarında taş olarak yaşar üstüne bir kuş konmasını bekleyerek yaşlanır giderdik...
12 Ocak 2015 Pazartesi
sevimli kış..
Kış ayını: kimisi çok sever,kimiside hiç haz etmez.. oysa hava soğuk olmasına rağmen gayet romantik ortamların oluşması için güzel bir ortamdır kış aslında, hele ki birde kar yağdıysa ortamı ısıtmak için soba yada şömine hemen devreye girer ve kışın dost sohbetleri daha sıcak ve içten olur çünkü, içeride oturanlar bilir ki dışarısı soğuk ve hiç bir şey dostların sıcak,içten sohbeti gibi ısıtmaz insanın içini, ve keyifli bir oyun yada, güzel bir film ve sıcak bir müzik her şeyi daha tatlı hale getirir.. tabiki de kışın başka bir eğlencesi de kardan amcayı yapmaktır..
Şişko bir kardan amca yapıp; gözlerine kömür, burnuna havuç takınca, kafasına da bir şapka yerleştirdin mi, alsana çok sevimli bir kardan amca, tek kötü yanı sarılınca üşütmesi, o yüzden fazla sarılmayın derim yakın temas kurmadan, kalpten sevilmelik kardan amcamız.. :) tabi güneş çıkana kadar ömrü de, gönül ister daha uzun süre yaşasın ama mukkaderat.. artık başka kışı ve kar yağışını beklemek gerek..
Her şeye rağmen; kış ayı herkesi büyüler ve sevindirir yeter ki hayattan zevk almayı bilin...
9 Ocak 2015 Cuma
Biraz Saygı,İçtenlik..
Değer vermek,saygı göstermek, içten olmak.. çok zor bir şey mi ve ben zor olanı mı başarıyorum acaba, çünkü ben uzun zamandır tanıdığım sevdiğim birine kardeşim yada kuzenim gibi yaklaşmayı,değer vermeyi severim onun kırılmaması için çabalar, mutlu olmasın için uğraşırım çünkü bilirim ki o kişi gerçekten beni seviyor ve değer veriyordur; onun için her ne olursa olsun yapmaktan yada söylemekten yorulmam, erinmem çünkü doğamda yok benim yaa..
Böyle yetişmedim, değişemem de, böyle olanlarda değişmesin mümkünse çünkü hayat acımasızlara yada kalbi kötülere kalmasın mümkünse, her şeyi mübah gören ; saygıyı, sevgiyi, anlayışı yok sayan kişiler çoğaldığı müddetce.. ne mutlu olur insanlık nede her şey yolunda gider..
Bazılarınız belki bana kızacak: yada ulen ne saf , salak bir insanmış diyeceksiniz; her şeyin yalan dolan olduğu, paranın her kapıyı sonun kadar açtığı, aldatmanın ve yalanın normal bir şey olduğu garip karşılanmadığı bir dünyada sen kalkmış burada haricden gazel okuyorsun diyceksiniz.. haklısnız da belki ama bence doğru olan bu.. doğru, dürüst olmak, saygı göstermek ve içtenlikten ayrılmamak, çünkü kalbin huzura ve sevgiye ihtiyacı var; kin, öfke, nefret yerine..
Böyle yetişmedim, değişemem de, böyle olanlarda değişmesin mümkünse çünkü hayat acımasızlara yada kalbi kötülere kalmasın mümkünse, her şeyi mübah gören ; saygıyı, sevgiyi, anlayışı yok sayan kişiler çoğaldığı müddetce.. ne mutlu olur insanlık nede her şey yolunda gider..
Bazılarınız belki bana kızacak: yada ulen ne saf , salak bir insanmış diyeceksiniz; her şeyin yalan dolan olduğu, paranın her kapıyı sonun kadar açtığı, aldatmanın ve yalanın normal bir şey olduğu garip karşılanmadığı bir dünyada sen kalkmış burada haricden gazel okuyorsun diyceksiniz.. haklısnız da belki ama bence doğru olan bu.. doğru, dürüst olmak, saygı göstermek ve içtenlikten ayrılmamak, çünkü kalbin huzura ve sevgiye ihtiyacı var; kin, öfke, nefret yerine..
6 Ocak 2015 Salı
babalar..
Babalar: kimi zaman huysuz, kimi zaman pinti, kimi zaman kavgacı oluyorlar... ama her zaman onlar haklı ve doğru da oluyorlar, bazen bunların hepsi doğru , çünkü onların tek amacı bizim iyiliğimizi istemek ve tek amaçları da bizi korumak ama bunu yaparken kimi zaman bize ve çevresindekilere ters davranıyorlar,buda huylarında var bence.. kızlar için baba ilk ve son aşk dır ve yaslanacak tek omuz dur, ağlayınca ama hangi kıza sorsan çoğunun babası ile arası iyi değildir :)) olsun yinede sevilir işte baba.. erkekler içinse baba: kimi zaman bir futbol kankası, kimi zamanda bir ağbi kardeş ve kızlara oranla erkekler babayla daha az anlaşır gibi, çünkü erkeklerin asi yapısı babaların sert yada duygusal mizacı ile uyuşmaz.. benim canım babama sıra gelecek olursa: aksidir,huysuzdur kimi zaman ama bana bu yaşıma kadar bir fiske vurmamış dır, aslında huyuna gidildiğinde de gayet bonkör ve eğlencelidir canım babam ama babamın en çok şakacı ve sıcakkanlı tavrını beğeniyorum, insanlarla hemen iletişim kurabilen, espri yapan bir babam var benim karşısındaki insan hemen gülmeye başlar ve yanında asla sıkılmaz.. kısacası her baba özel ve değerlidir sevsek de kızsak da onlar bizim bir parçamız ve canımız onlar hep yanımızda çevremizde olsun..
3 Ocak 2015 Cumartesi
Geçmiş...
Geçmişi unutmadan yaşıyoruz hala, saplantı haline getiriyoruz çünkü içimizde geçmişi ; bunlar ya bir sevgili yada hayatımızda esir kalan bazı konular oysa geçmişi silmek çok kolay, yeni şeylere içten ve sıcakkanlı yaklaşılırsa geçmişte sildiğimiz her şey geride kalacaktır, bunlar için zamanda var şans da sakın zamanım yok diye yakınmayın yada geçmişten kopamıyorum demeyin, ileriyi göremeyen görmek istemeyen sadece nefes alan canlı cenaze gibidir bence ve buda çok iğrenç bir durum, bu moddan çıkmak da çok zor olmasa gerek, çünkü ben hiç geçmişte kalmamaya çalışırım unuturum, unutmaya çalışırım çünkü hayattan zevk almayı,yaşamayı seviyorum, önümdeki günleri, ayları, seneleri merak ediyorum, mutlu şekilde yaşamak umut içinde yaşamak tek amaç olmalı bence..
Gelecek hakkında umut içerisinde olmak,hayaller kurmak gerekli çünkü yaşamak için, geçmiş senin içini kemiren bir kemirgen gibidir, yada içinde çok sıkılmış bir kötü ruh ; ona teslim olmamak, direnmek senin elinde sakın kendini bırakma, ona teslim etme kendini hayatını yaşa, bak keyfine önündeki gelecek belki kötü geçecek ama geçmişteki kötü anılardan daha kötü olamaz kesin, bunu sakın unutma ve sadece geçmişteki iyi şeyleri hatırla ki, nefes almanın keyfini çıkarasın..
Gelecek hakkında umut içerisinde olmak,hayaller kurmak gerekli çünkü yaşamak için, geçmiş senin içini kemiren bir kemirgen gibidir, yada içinde çok sıkılmış bir kötü ruh ; ona teslim olmamak, direnmek senin elinde sakın kendini bırakma, ona teslim etme kendini hayatını yaşa, bak keyfine önündeki gelecek belki kötü geçecek ama geçmişteki kötü anılardan daha kötü olamaz kesin, bunu sakın unutma ve sadece geçmişteki iyi şeyleri hatırla ki, nefes almanın keyfini çıkarasın..
2 Ocak 2015 Cuma
İnat..
Bir inadı, bir ön yargıyı kırmak kadar zor bir şey yok şu hayatta yaa, ben kin tutmadığım için, herkese eşit ölçüde yaklaşıp,sevmeye çalıştığım için inadım da yok sanırım, o yüzden inat sahibi olanları da inanın ki anlamıyorum ya, neyin kini yada inadını yaşıyorsunuz kafanızda, şu üç günlük dünyada her şey affedilebilir olmalı, durum çok extrem bir durum olmadığı sürece, en azından ben öyle yapıyorum çünkü hayat o zaman çekilir hale geliyor,eğer içinde kin,inat tutarsan git gide yalnızlaşırsın farkında olmadan çevrende bir Allah ın kulu kalmaz ve böyle bir duruma düşmek çok kötü bir şey, her şeyi tolere etmeyi başarmalı bence bir insan.. Ön yargıya gelince herkesi insan olduğu için sevip değer vermeli bence,kimsenin dini,siyasi düşüncesi; tipi, karakter yapısı aşağılayıcı bir şekilde yargılanmamalı çünkü bu çok onur kırıcı bir şey, herkesi sevmeye çalışmak, değer vermek bu kadar mı zor bir şey yaa.. inanın kafam almıyor,yoksa ben mi yanlış yapıyorum bazı şeyleri.. sevmek,mutlu olmak için gelmişiz dünya ya ama bizim yaptığımız şeyler; kin,nefret, yalan,dolan, hile,aldatma, ön yargı.. çünkü o zaman mutlu olduğumuzu zannediyoruz..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


